Beslemeler:
Yazılar
Yorumlar

Ebedi kalınacak yurda yolculuk

Ensar abimizin abisi mehmet abinin fedakarlıkları ile mezar taşları başka bir ilde yapılıp ardahana getirilmiştir.
Emeği geçenlerden Allah razı olsun dualarınızda Ensar abimizi unutmayın lütfen, ebedi istirahatgahında nur içerisinde yatması dileği ile.

Dua ile

S.A.sevgili kardeşlerim RAMAZAN ve ENSAR gittiğiniz yerde makam-ı mahmud sahibine ,üstat hazretlerine, nur yolunun diğer yolcularına,kur-an ve imanın diğer hizmetkarlarına bizden selam söyleyin inşallah.

Sevgili ve rahmetli kardeşlerim,sizler için hayrınız niyetiyle dağıttığımız kur-anı kerimi okuyan kız kardeşimiz hayırlı rüyalar müjdeledi.Yine bir kardeşimiz müjdeler ki kardeşimiz Ensar yanında küçük bir çocukla beraber çok mutlu ve tebessümle görülmüştür. Şimdi kardeşimiz ensar ın hastalığı boyunca elinden düşürmediği abi, arkadaş,talebelerinin isim listeleri yanımda duruyor ve hastalığı süresince bu müslümanlara dua ederdi.İnşallah duaları kabul görür ALLAH cc dan. Namaz Tesbihatının içindeki dua listeleri şöyle başlıyor`, Naci abi,Özgür,Şerek abi,Ahmet abi,Mustafa abi,Hasan,Arif,Faruk abi,Kadir,Aziz,Murat abi,Murat svç,Nazif Trz.,Adem Uz.,Adem Kntr.,F.Uzun,Tamer,M.S.Yıldız,R.Kökçü,Resul,Neco,Fedai Uzun,İbo,Ali,M.Emin,Feridun Emin,Levent,Abdurrahman-Zafer,NEco,Ahmet,Yusuf,A Ecirli,ZSezgin, M Aydın,M asar,Mesut,Emin A kadir,A Daştan,Emre,İlhan,Ahmet,Şenol-Apo Özbek,Soner,Önder,Ali Ak,A Kutlu,A.Şimşek,A Can,Recep,Edik,Ruslan,M Tiryaki,Kemal D.,Hasan sevil,Özcan buzgen,Uğur ve Annesi.

Tano,TAŞAN,Murat,Önder,DrAbi,Nadir,Tamer,Hamza,Kubi,Nuri,Sedat,Ömer,Şeabettin,Yunus,Turan, F.Tosun,H Çam,Hasan ,Serdar,Nezih,Yunus,Ali Core,Zafer,Emin,Masar,Mendo,Üzeyir,Zübeyir,Uğur,Ana…

Sabır ve Şükür

ensaravsar_romanya

ensaravsar_romanya

Eniştemizin kardeşi ensar abimizi tanımadan önce her zaman teyzemizin ve eniştemizin anlatımıyla biliyoduk.tanıştığımızda onların anlattığından daha içten ailemizden biri olarak gördük ve değerli ensar abimizin hastalığını duyduğumuzda çok üzüldük. Ancak bu rahatsızlıktan kurtulacağını ümit ederek dualarımızla daima yanındaydık ve bu süre boyunca gerek telefonla gerekse ziyaretlerimizde her zaman yanında olmaya calıştık .

Onu hasta yatağında gördüğümüzde sabrı,şükrü hasta bir insana göre karşılaşılmamış bir durumdu. Biz insanoğlu en küçük bir rahatsızlığımızda ,sıkıntımızda isyana yönelirken abimizin sabrı ve şükrü bizi çok etkiledi. Bilindiği üzere sabır, dinin makamlarından bir makam ve salihlerin menzillerinden bir konaktır.

Rabbimiz manevi makam ve hayırları sabrın semeresi kılmış ve sabırlılar için hiç kimseye hazırlamadığı nimetleri hazırlamıştır. Dileğimiz ahirette bu nimetlerden abimizin en güzel şekilde yararlanmasıdır. Umarız bizlerde onun kadar iyiniyetli ,sabırlı ,insanlara değer veren ve şükretmesini hayatımızın her noktasında unutmayan insanlardan olmayı bize nasib eder.

Hayatımızda tanıdığımız yeri doldurulamayacak insanlardansın seni unutmayacağız. Mekanın cennet olsun …

Pınar ve Halime DERVİŞOĞLU

Ameliyat sonrası

Ameliyat sonrası

Dünya da Garip, ötede Mutlu (inşaallah) Kardeşime;

Merhum ve rahmetli Ensar kardeşim, öncelikle sana ne kadar dua ve rahmet okusam ,benim için azdır. Çünkü sen bize Bediüzzaman Said Nursi [ r.a.] ın ışığında, iman ve ibadet hükmündeki hastalığında sabır ve şükrü en iyi biçimde gösterdin.

O üstad ki sana sabrı ve şükrü yüce ALLAH (c.c)’dan dilemeyi öğretmiş. Ve hastalığın bir büyük imtihan olduğunu ve hastalığın günahların affına vesile olduğunu,bu imtihanın başarısı Hz Eyyüp (a.s) gibi hastalığı verene şükür ederek geçeceğini ,yüce ALLAH ın hastalıklarla tövbe kapısının nasıl çalınacağını öğretmiş oldun.

İşte üstadın siz küçük islam pehlivanlarına duası , senin yolculuğunun son gününde imanın gücüyle ALLAH (c.c) tarafından yeniden dirilir gibi ezan,namaz,su,dua ve helallik almana vesile olmuştur.

YA ŞAFİ adıyla, Üstad Bediüzzaman Said Nursi ye onun ailesine talebelerine ve iman , Kur`an hizmetkarlarına rahmet diliyoruz amin.

Üstadın şahadetinin 50.yılında tüm islam alemine ve hadimlerine ALLAH (c.c)’dan sabır
ve aleme ervaha iltica edenlere rahmet diliyorum.

Amin

Mehmet AVŞAR

Dosttan haber var.


Ensar abimizin vefatından sonra geçen sürede herkesin duası amel defterinin sağ elinden verilmesi içindi.

Allah’ın izni ile başta yakınları, ağabeyleri ve sevenleri dualarla güzel insanın iyiler safında yerini alması idi.

Ensar abininde istanbula her geldiğinde ayrılmadığı akşamlarını birlikte geçirdiği bir abimiz dün gece Ensar abiyi rüyasında görmüş rüyasını anlattı biz de dua olur düşüncesi ile sizlerle paylaşmak istedik.

Abimize rüyasında bir telefon geliyor numaraya bakıyor hızlı bir şekilde akan bir numara ensar abinin numarası şaşırıyor açıyor telefonu.

Ensar abi ahizenin ucundan nasılsınız diyor biraz zor oldu ama çok şükür hesabı verdik diyor. Ve evlendiğini çocuğunun olduğunu söylüyor abimize.

Oradaki durumundan bahsediyor iyi olduğunu söylüyor.

Abimiz rüyasını anlatırken çok mutluydu çok ayrıntıya da girmeden bu şekilde aktardı. İnşaallah müjdeli bir haber olur düşüncesi ile aktaralım istedik.

Muhabbetle Kalın

Hey gidi günler


Hey gidi günler…. Evet sevgili Ensar kardeşim. Adın “Ensar” dı ama tam bir muhacir gibi yaşadın. Ural dağlarında Ufada bir yıla yakın Prospekt2 evinde beraber kaldık. Sen pişirdin ben yedim ben pişirdim sen yedin. Yozgat neresiiii Ardahan neresi..

Ben hala gidişine inanamadım. Hayat doluydun be kardeşim. Kahverengi paltonla askılı çantanla karlar üzerinde hala gözlerimin önündesin. Mekanın cennet olsun, gittiğin o yerlerde Rabbim utandırmasın.

Cafer AÇIKÖZ

Gel seninle ahd-u iman edelim

gel seninle bir söz verelim

gel seninle bir söz verelim


Özledim seni be dostum.

Gel seninle ahd-u iman edelim,
Ne sen beni unut ne de ben seni.
Bağlanalım bir ikrarda duralım,
Ne sen beni unut, ne de ben seni.

Her aradığında mutlaka türkülerden dizeler söyler, viran olan gönlümüze saraylar inşaa ederdi.

Şimdi gitti. Gitsin. Turnikeden erken mi geçmişsin, geç mi kalmışsın farketmez, aynı stadyum içine giriyorsun sonuçta.

Gideriz nur yolu izde gideriz,
Taş bağırda sular dizde gideriz,
Birgün akşam olur biz de gideriz,
Kalır dudaklarda şarkımız bizim.

Burhan Deniz

Ögrenciler onu çok severdi


Ensar Bey’le ilk defa Baskurdistan’in Neftekamsk şehrinde taniştim. Yeni açilan okulumuzun ilk Ingilizce ögretmenleriydik. Derslerin bir kismina o girerdi, bir kismina da ben girerdim. Ben mezundum, o eğitimini yapılan çagrıya icabet edip burada tamamlamak üzere yarida bırakıp gelmişti.

Bir taraftan eğitimini devam ettiriyor, diğer taraftan Ufa’nin 220 km kuzeyine düşen şehrimize gelip İngilizce derslerine giriyordu. Bir yıl her şeye rağmen böyle devam etti.

Ögrenciler onu çok severdi. Her cumartesi maç tertip ederdi. Beraber kayak yapmaya giderdik. Tatar bir marangoz esnaf olan dostumuz Fail abileri ziyaret ederken alacağimiz çikolatalardan içeceklere kadar o düşünür, elimiz hiç boş gitmezdik. Onun insana olan ilgisi çok dikkatimi çekerdi. Az uz bildiği Rusçasiyla veli ziyaretlerinde bildiği fikralarla birden ortaliği şenlendirir, evin küçük çocuklari başta olmak üzere herkesin sevgilisi oluverirdi. Pikniklerde elinde ya biçak olur etleri doğrar, veya odun bulunur ates hazırlıyor olurdu.

Teypte Arif Sag çalar, çay içmez muhabbet yudumlardik. Sadece kadınların calıştığı ‘parikmaherski’ (berber)lere gitmez birbirimizi banyoda traş ederdik. Bir defasinda yine üstünü çikarmiş, traş olmaya hazırlanıyorken, sırtındaki sivilcelerin çokluğu dikkatimi cekmis, Ensar Hocam bu ne böyle?, demiştim. O da Ufa ile Neftekamsk arasinda gelis gidişlerinden çektiği sikintilari bana aktarmişti. Rusya’nin karıni, kışını, otobüslerini, otogarlarini, bilet siralarini, yollari, yiyecek sıkıntılarını bilmeyen bilmez ne demek istediğimi. Okulumuzun müdürü Ömer abi evlendiginde, Ömer abi artık aileli, ona geniş ev lazim, bu evi ona verelim, biz kendimize ev bakalim, teklifini yapan oydu. Hüseyin bey’e takılmadan edemez, hepimizin sıkıntılarını takılmalarıyla bir nebze olsun giderirdi. Baskurt bir esnafla olan hesabını yıllarca takip etmiş, normalde alacaklı arkasını ararken, o verecekli olmasına rağmen ödeyinceye kadar peşini bırakmamıştı.

Ensar bey arkadaştan öte dosttu benim için. O yüzden onunla irtibatımı hiç koparmamaya caliştim. İki tür insan vardir: Biri yanında durdukça stresini alır, rahatlatır, yanından hiç ayrılmak istemezsin, sürekli pozitif enerji yayar. Diğeri yanında kaldıkca stresin artar, sürekli kendini diken üstünde hissedersin. Resmiyet hakimdir. Ensar Bey birinci kategorideki insanlardandi.

Gurbette anneniz babanız size uzakta, memlekette dururlar. Siz de bayram vesilesiyle, tatil vesilesiyle yanlarına uğrar, ziyaret eder, ellerini öpersiniz. Onlar sanki siz var oldukça orada duracak gibidirler. Ensar bey de hasta olmasina ragmen sanki hep orada duracakmış gibi geliyordu bana. Hasta evet ama, iyileşecek, telefonda da olsa şen şakrak sesini hep duyacakmışım geliyordu. Ama öyle olmadi. vefat haberini duyar duymaz telefonda Ensar Avsar adina kayitli telefonu aradığımda onun sesine benzer bir ses, abisinin sesi, alo, dedi büyük metanetle. Kendimi tanıtınca Ensarı şimdi kabristana götürüyoruz, deyince genzime bir agri çoktu. Allah rahmet eylesin. Korktuğundan emin, umduğuna nail eylesin!, diye dua ettim.

Sana, şükür , dedirten neyse ebedlere kadar dedirtsin dostum…

Ali AKKIZ

çıkarken

çıkarken


Ensarı İstanbulda hastanede gördüğümde ameliyat olmuş hayata tutunmaya çalışıyordu..Kendisi iyi olduğunu söylüyordu.Gerçekten neler hissetiğini ise kimse tam olarak bilemezdi.Doktorda olsanız bu konuda, sizde diğer insanlar gibi çaresizsinizdir. Böyle durumlarda genellikle kimse hastanın kendisini nasıl hissettiğiyle fazlada ilgilenmez. Sadece kendisini iyi hissetsin diye herkes kendince çaba gösterir. Ben de hasta yatağındaki Ensarı seyrederken, bir yandan da onun Ardahandaki halini hatırlamaya çalışıyordum. 20-25 sene önceki Ensar güleç yüzlü, afacan delikanlılığa adım atan bir çocuktu. Etrafınızda bir görünür bir kaybolurdu. Sonra yıllar akıp gitti. Mehmet telefonda konuşurken bazen ondan da bahseder güzel şeyler söylerdi. Mehmet’in mutluluğu, kardeşi ile duyduğu gurur telefondaki sesinden rahatlıkla anlaşılırdı.

Hastanede ilk fark ettiğim şey Ensar’da korku veya o an için anlaşılabilir bir isyan duygusundan eser yoktu. İmanı ruhunu bir zırh gibi korumakta vesveselerden uzak tutmaktaydı. Onu teselli etmek gibi bir duygu içine hiç girmedim, çünkü çok gereksiz bir çaba olacaktı, buna ihtiyacı yoktu. Kısaca yıllar sonra hastanede karşılaştığım Ensar ruhen yaşından daha büyük gösteriyordu. Daha olgun ve metanet sahibiydi. Birden istemeden de olsa aklımdan geçirdim; ‘’ bu yüzden mi Allah onu yanına erken çağırıyor ?, erken olgunlaşmak insanın ömrünü mü kısaltıyor ?, çocuk gibi kalabilseydi daha mı çok yaşardı ?’’ o an öyle düşünmüştüm.

Aylar sonra hakkın rahmetine kavuştuğunu öğrendim. Hepimizin er geç buluşacağı yer. Ama gördüm ki o gidince kimse susmamış, üzülmekten fazla bir şey yapmış ve onun için bir şeyler, güzel şeyler yazmışlar. Bu yazılardan anlıyordum ki Ensar hayatın seyircisi olmamış, hayatın içine girerek bir nefer gibi, inandığı idealleri için yaşamıştı. Yine anladım ki kısa ömrüne çok şey sığdırmıştı ve hepsininde onun için bir anlamı vardı.
Hepimiz ,onun bu yazılardan haberdar olduğunu biliyoruz.

Mekanın cennet olsun canım kardeşim.

Dr. İlter EMİN

Musibete şükredilmez sabredilir.

kardelen

kardelen


Kanser kötü bir hastalık grubudur; pankreas kanseri ise bu kötülerin içinde en kötülerinden biri olup şiddetli ağrılara sebep olur ve kısa sürede ölümle sonuçlanır….

Ensar bey bu hastalıkla mücadele ettiği bir dönemde odasına girip nasılsın diye sorduğumda önce o hasta haliyle bile saygı göstergesi olarak doğrulup oturmaya çalıştı ancak bunu yapamayıp özür diledikten sonra musibete şükredilmez sabredilir; musibeti verene şükredilir bin şükür olsun dedi…..

Bu nasıl bir edeb anlayışı idi ki çok ciddi bir hastalıkla mücadele halinde bile uzanıp yatmayı doktoru içeri girdiğinde toplanamamayı edepsizlik sayıyordu ve o nasıl bir teslimiyet idi ki mevcut haline derin bir şükürle sabır gösteriyordu. Peygamber ahlakı ile ahlaklanmış bu güzel insan hasta haliyle çevresine adeta edeb ve şükür dersi veriyordu….

Huzurluyum çünkü sahabe misal duygu ve dünceleri aynı olan ve yaşı 20 30 40 50…. olan binlerce ensarları olduğunu biliyorum bu ülkenin…

Ve o ensarların yetişmesine vesile olan gönül erlerine muhabbet fedayilerine binler selam olsun.

Ensarım mekanın cennet olsun….

Dr. Adem D.

Eski Gönderiler »

Follow

Get every new post delivered to your Inbox.